Kayıtlar

SULU SEPKEN

Aklımın sorgu odalarında bir melek ve de bir şeytan İyi polisi çok kötü canlandırdığın; yani bittiğin o an Redd-i miras kelimeler ve kabul gören cümleler var Önünde koca bir duvar ve sulu sepken yağan kar... Attığın kadar tuttukların ya da tutuklattıkların Gelenlerin ve gidenlerin ve bir de arattıkların Bu kaçıncı ataşe , atılan amansız bir ateşe ? Düşmüyorsan peşine , gelir her şey peş peşe Bu ne feci bir secidir (!) , nesirlerinde kalmış tutsak. Daha güzel olmaz mıydı dünya ; bazı kelimeleri yutsak ?

OLDU O ZAMAN

Herkes kendi yolunda , dilde hoş bir nakarat Kendi değerini biçsen , kim bilir ki kaç karat ? Çok bilinmezli denklemlerin en bilinmeyeniymiş Ne eskiymiş ne antika, henüz daha yeniymiş Sol anahtarın sağda kalmış başlayamadın şarkına Astralden henüz dönmüşsün varamıyorsun farkına Kesme DJ müziği , verme keyfimizden ödün Yarına nasıl uyanırsın ki bitmiyorsa eğer dün Oldu o zaman bize müsaade kalkalım geç oldu Gideceğim bir patika, döneceğim kısa bir yoldu

YATILI MİSAFİR

Bol keseden atıyorsun, lakin daralmakta caddeler Bire bin kat , deniz manzaralı oda... yok daha neler (!) Beklemekle geçiyorken hayat , onun sana vakti yok Pişmanlıklarla hesaplaşmayı bırak, oyalanma bence çok Kalıplaşmış sözcüklere atılan sahte kahkalarınız ve siz İşinize gelmediğinde yazdığım her şey edepsiz Söz, kuş misali ; yazı , yatılı misafir bu gece Kabullendiklerimiz gerçektir , diğerleri düzmece Alacağın haberler varken, pür dikkattir kulakların Bazen hiç gelmez haber , yolda kalır ulakların

SESSİZ ŞAİR

Ben kabuğuma çekilirken kanatmakta üstüne yok doğrusu Başrolde sen , yönetmen koltuğunda ben , zor olacak kurgusu Veryansın , neticede bir cansın ; verme sönsün , etrafında dönsün Çelişkilerde ilişki arayan bir gezgin isen, bil ki kayıp bir yönsün Her yeni teşbihte biraz daha kendine benzetiyorsun kendini Mış gibi yapıyorsun aslında her şeyi   , aşamıyorsun bendini Sen diye seslendiğim her şahıs, bazen ben, bazen onlardı Sessiz şair okusaydı en güzel şiirini , acaba nasıl tonlardı ? Bazı şeyler var ki merak konusu ve konulu zevkle izlediğin o şeyler. Müstehcen bulduysan bir önceki dizeyi , vardır senin de gizlediğin bir şeyler.

KUMARBAZ

Tekmelemekte üstüne yoktu, huzuruna her geleni Serseriler ki çok seriler , salıver gitsin içindeki hergeleni Çıkarlarına arka çık , zirveye ulaş ve et yine de bir lanet Demagoji bir sanat olsa en iyi çıkış yapan sanatçı sensin; net! Ben faz değişiminin eşiğinde bir hallerdeyim bu aralar Yazan yazar eyvallah da ; unutma ki silemeyenler karalar Lafı ağzımdan alma çabası , kullandığı cımbız ise cabası Pırıl pırıl kafalar var ki sorma gitsin , alınamıyordu kabası Akıl akıldan üstün , sen neden aklına küstün ? Kullan biraz. El elden üstün , sen neden eline küstün ? Oyna , kazan kumarbaz.

SOĞUK NEVALE

Dinmeyen sert fırtınana dayanamayacak bu kadırga Saçmalayıp gülümserken ben , sen de durma yadırga Yüzünde mahkemeler kurulmuş , benziyor soğuk nevaleye. Bu kadar esnekse şayet ruhun , yazdır gitsin baleye. Timsahlar gıpta ediyor göz yaşlarına , seyrediyorlar sadece. Yetmez bazen birçok cümle, yeter bazen tek bir hece. Varsa kanacak bu dümene, vermelisin gazeteye ilan. Dümen ince bir mesajdı orada ; anlamazsın falan filan. Barbekü partisi değil ki canım bu, yiyip içip eğlenelim. Uzatmayalım çok , şayet vakit yok , direkt sadede gelelim.

LABİRENT

İktidarı kaybetmemek için atılan tripler ki çok garipler Sen bir kukla , gölgesinden korkan, kimin elindedir ipler Sen batıdan doğan bir güneştin ben doğuya dalmıştım Sen yola revan oluyorken ben yarısını çoktan almıştım En kötü karardan yeğdi caymak , kar değildi yerinde saymak Sen bağır, kulaklarım artık sağır, işime gelmiyor duymak. Akıl oyunlarında kaybeden ben, sen en son sobelenen Sen labirent sahibesi , ben çıkmak için debelenen. Birkaç dizem vardı ki kelebeğin ömrüne bedeldi. Nitekim öldü bir çoğu , sağ kalanlar ise aşka geldi.